Üzgünüm anne! Anılarımı satıp geleceği satın aldım.
Global'in stratejik analizi 'Üzgünüm anne! Sektöre uzun vadeli etkileri olan anıları satarak geleceği satın aldım.
O bahar sabahı. Begnas Gölü kıyıları. Gölün çevresindeki ağaçlarda yeni paluvalar büyüyordu. Ne tam yeşil, ne tam sarı; Henüz gerçek renklerini göstermediler. Ama o bitmemiş renk bile gölün şeklini eşsiz bir güzellikle dolduruyordu. Göl, o renklerin sudaki gölgeleriyle bir ressamın bitmemiş tuvaline benziyordu. Serin sabah meltemi gölün dalgalarını hafifçe dalgalandırıyordu. Güya onlar da benim gibi görünmeyen bir şarkıyla sallanıyordu. Düşüncelerimi ritimle paylaşıyordum; kelimeler olmadan, ses olmadan, yalnızca yalnızlık hissi içinde. Bu ses aniden Tal ile aramızdaki sessiz diyaloğu bozdu. Biraz ürktüm ve geriye baktım. Genç bir kadın elinde bir tepsi kahveyle geliyordu. Hareketleri normaldi ama gözlerinde derin bir yorgunluk gizliydi sanki. Kahve masasının üzerine koydu. Ben 'günaydın' diyemeden o tekrar gülümsedi ve 'Anneler Günü'nüz kutlu olsun hanımefendi!' dedi. Bu sözü duyunca şaşırdım. Gölün sessiz güzelliği ile beklemenin sessiz ıstırabı arasında görünmez bir bağlantı varmış gibi hissettim. Başını salladı ve "Hayır, bekle (isim değiştirildi)" dedi. Kardeşler sevgiyle ördüklerini söylüyorlar.' Bu soru onun içinde gizli bir yarayı deldi. Yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu. Gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Bir anlık sessizliğin ardından yavaşça "Annemin" dedi. Bu kelime çok küçüktü ama acısı çok derin ve büyüktü. Hiçbir şey söylemeden tepsiyi aldı ve sessizce arkasını döndü. Sadece orada oturdum ve izledim. Göl sakindi. Ama şimdi bu sessiz atmosfere anlatılmamış bir hikaye karışmış gibi görünüyor
Comments
0 contributions
Join the discussion and share your perspective.
Retrieving feed...




